7 Ağustos 2010 Cumartesi

Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın.

Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın.

İnsanlar görünüşleri itibariyle birbirlerine benzerler.Gözler,burun,el ve kollarımız yapı itibariyle aynıdır ;fakat ayrıntılı bakıldığında bu benzerlikler içinde olağanüstü farklılıklar olduğunu görürüz. Hepimizin bildiği gibi herhangi bir yerde hırsızlık olduğunda emniyet birimleri,ilk olarak parmakizi araştırması yapmaktadırlar.Son zamanlarda bu durumda da değişiklikler gözleniyor.

Sadece bir damla kan, idrar, tükürük, biyolojik bir doku parçası, bir adet kıl veya saç teli kişinin genetik kimliğini belirlemek için yeterli olabilmekte.Küçük bir vücut kalıntısından,Kulak izinden dahi zanlı teşhisi yapılabilmekte.Bu yazımızda geride bıraktığımız ve taşıdığımız izlerimizi anlatacağız...


Öncelikle Parmak İzinden Başlayalım;

Parmak ucu derisindeki göz ile görülebilen çıkıntılar tarafından meydana gelen şekillere verilen isimdir. Bir kişinin parmak izleri anne karnında oluşur ve ölene kadar değişmez.on parmağın izi birbirine benzemez Ayrıca dıştan bir müdahale ile bir parmak izini diğer parmak izine benzetmek imkansızdır. Ayak parmağı izleri içinde benzer durum geçerlidir.


Koku İzi;

Yeni geliştirilen elektronik burun sayesinde artık insanlar kokularından da tanınabilecek.İnsan vücudundan yayılan kokunun,ağırlıklı olarak yağ asitlerinden oluşmasından dolayı, kokunuzdan sizi tanıyabilen sistemlerin kısa süre içinde kullanılacağınıda belirtmek isterim.


Dil İzi;

Eğer kimliğinizi saklamak isterseniz, dilinizi çıkarmayın. Parmakizi ile aynı şekilde, herkes tek ve benzersiz bir dil izine sahiptir.

İris/Retina;

Göz merceğinin ardında görme sinirlerinin toplandığı yer olan retina bizim farklılıklarımızdan bir diğeri.Bu sayede insanların kimliği tespit ediliyor.

İris tabakasını analiz eden sistemler ile hesaplarınıza ulaşabilmeniz, mağazalarda ödemelerinizi yapabilmeniz mümkün olabilecek.

Diş İzi;

Prof. Mete Gülmen, “Bir diş ısırığı varsa,şüphelilerden ısırık örnekleri alınıyor,hemen kimin suçu işlediği bulunabiliyor. Parmak izi kadar güvenilirdir." diyor.


Damarlarımız;

Avuç içindeki kılcal damarların,kızıl ötesi ışınlarla taranması mümkün ve tarama sonucu elde edilen veriler yine dil izlerimizde olduğu gibi birbirlerinden farklıdır.


Yüz Tanıma;

Yüz karekteristiği tanımlanırken,Yüzümüzde bulunan 50 kadar nokta analiz edilerek,göz çukurlarının saptanması, elmacık kemiğini çevreleyen bölgelerin taranması, kulak memesinin analizi gibi çeşitli metodlar kullanılır ve yüzün kime ait olduğu tespit edilebilir.

Burun İzi;

İngiliz bilim adamlarına göre; kimlik tespitinde burun şeklini kullanmak,parmak izinden daha güvenilir ve kolay.Bu teknolojiyi geliştiren Bath Üniversitesi'nden Dr.Adrian Evans, Roma, Yunan, Nubyan, Şahin ve Kalkık gibi biçimlere göre analiz ettiğini söylüyor.


Kulak İzimiz;

Bu organımızın farklı olduğunu ise bir haberden öğreniyoruz.Hırsızlık yapmak için girdiği evde,kimsenin olup olmadığını dinlemek için kulağını kapıya dayayan hırsızın,kapıda kulakizi çıkmıştır.Parmakizi gibi,bütün insanların kulakizlerinin de farklı olduğundan yola çıkan kriminal polis, bu izi delil olarak kaydetmiş ve zanlıyı yakalamıştır


Yukarıda verdigimiz sınırlı sayıda örnekler İnsan üzerinde Rabbimizin Vahidiyetin’deki Ehadiyetini tüm açıklıgıyla göstermektedir. Vahidiyet Kainatın umumu üzerinde büyük ve azametli tecelliyatı. Ehadiyet ise Kainatın bir cüz’ünde ve cüz’isindeki küçük tecelliyatıdır. Örnegin: Deniz, Vahidiyeti damla ise ehadiyeti temsil ediyor.

Konumuzla bağlantılı Ayet ve hadisleri degerlendirmelerinize sunuyorum.


“O’dur ki annelerinizin rahimlerinde size dilediği şekli verir.”(Al-i İmran, 375)


“Ey insan! İhsanı bol Rabbine karşı seni aldatan nedir? O Allah ki seni yarattı, seni düzgün ve dengeli kılıp,ölçülü bir biçim verdi. Seni istediği her hangi bir şekilde parçalardan oluşturdu.”(İnfitar, 82/6-8)

“O'nun delillerinden biri de, gökleri ve yeri yaratması, lisanlarınızın ve renklerinizin değişik olmasıdır. Şüphesiz bunda bilenler için (alınacak) dersler vardır.”(Rum, 30/22)



Ebu Musa el-Eşarî’nin bildirdiğine göre, Peygamberimiz (asm) şöyle buyurmuştur:
“Allah (İlk insan) Adem’i, yeryüzünün bütününden aldığı bir avuç topraktan yarattı. Bu sebepledir ki, Adem’in çocukları/insanlar, bu toprak çeşitleri kadar farklılık gösterdiler. Kimi beyaz, kimi kırmızı-sarışın, kimi zenci, kimi bu renklerin arasındaki tonlarda vücut buldu.”(İbn Kesir, Rum, 30/22. ayetin tefsiri).


İsa ÖZTAŞ

02.08.2010

isaoztas@gmail.com


Hiç yorum yok: